25 Haziran 2019 Salı

INGILTERE - ISKOCYA - IRLANDA

Yine harika bir rotanın verdiği keyifle ilk yaptığımız işlemleri söylüyorum. En tabi ki Londra gidiş , Dublin dönüş uçak biletlerimizi uygun fiyatlara aldık . Uygun aldık ama oralar pek uygun değil . Rotamız (Londra 3 tam gün 2 gece ) 3.gece Londradan  trenle Invernesste uyanacağız . Iskoçya   ( 4 gün) 4. gün Edinburghdan Dubline geçip Dublinde 2 gün kaldıktan sonra istikamet kürkçü dükkanı...



Londrada gittiğimiz gün merkezde vakit geçirmek , ikinci gün Oxford - Bibury- Cotsfold, üçüncü gün de Londrada dolanmak  ve 3. gün akşam 20.00 Caledonian Sleeper https://www.sleeper.scot gece treniyle sabah invernesste olmak planımız. Tren biletini 1 ay önceden 4 kişilik yataklı ikiz odayı 370 pounda aldık. Buralarda araba kiralayıp Isle SKy ve Highlands bölgelerini 2 günde gezip 3.gün Edinburgha geçmek mantıklı dedik. Edinburghta da 2 gün gezip son durak Dublin. Dubline Rynair ile 4 kişi bagajlı 145 dolar. Bileti yine 1 ay önceden aldık.


Gatwicke indiğimizde inanılmaz bir tren bileti kalabalığı vardı. Sonrasında dağıldı. 30 dkda 4kişi 34 pounda merkezdeydik trenle.

1.gün rotası

London Eye
Big ben- Westminster 


 Elizabeth Kulesi. 26 Haziran 2012 tarihinde, kraliçenin tahta çıkışının 60.yılı onuruna parlamento kararıyla kulenin ismi değiştirilmiş; ancak kuleyi bilen herkes Big Ben olarak biliyor Ayrıca Big Ben dünyanın en büyük ikinci dört yüzlü ( dört bir tarafından saat görünüyor) saat kulesi (en büyüğü Mekke’de). 16 Ekim 1834 tarihinde çıkan yangın sonucu Westminister Sarayı tahrip olmuş ve sonrasında Victoria Gotik tarzındaki kule saray kompleksine eklenmiş. Kulenin uzunluğu 96,3 metre ve kulede bulunan saatin ağırlığı ise 5,5 ton.Aslında Big Ben, kulenin çanının ismi; ancak bir süre sonra tüm kuleye Big Ben denmeye başlanmış. Çanın ağırlığı 13,5 ton ve çan çaldığı zaman sesi uzak mesafelerden (yaklaşık 14 km) bile duyulabiliyor. Big Ben’in hemen yanında Westminister Sarayı bulunuyor. Burası aslında parlamento binası ve içerisinde Lordlar Kamarası (House of Lords) ve Avam Kamarası (House of Commons) bulunuyor. Online rezervasyon yaptırdığınız takdirde belirli tarihlerde parlamento binasını gezebiliyorsunuz. Kişi başı ücreti 18,5£ civarında. Ayrıca Westminister Sarayı’nın hemen arkasında bulunan Wesminister Abbey’i (kilise)


Trafalgar Meydanı


 Adını İngiliz donanmasının Amiral Horatio Nelson komutasında İspanyol ve Fransız donanmalarını yendiği Trafalgar Savaşı’ndan alıyor. Trafalgar nedir diyecek olursanız,  İspanya’nın güneyinde bulunan bir burun.(Trafalgar deniz savasinda İspanya ve Fransayi yendkleri icin) Noel kutlamaları, protestolar bu meydanda yapılır. Buradaki dev çam agacı da Oslo nun ikinci dünya savaşında İngiltereye hediyesidir.   Nelson anıtı da bu meydanda bulunur.

Piccadily circus  


Atmosferi ile New York’taki Times Meydanı’nı anımsatıyor. 1893’te dikildiğinde olumsuz tepkiler alan Eros Heykeli‘ne ev sahipliği yapıyo.

Covent Garden 

Orta Çağ’da sebze ve meyve yetiştirilen tarlalarla kaplı Covent Garden, günümüzde Büyük Londra’nın sosyal açıdan en hareketli yerleşim bölgesi olarak anılıyor. Bu semtin merkezinde yer alan ve 17. yüzyılda Mimar Inigo Jones tarafından tasarlanan meydana kurulu Covent Garden Market ise Salı’dan Pazar’a her gün, el işi ürünler satın almaktan hoşlanan yerli halktan bireyler ve gezginler ile doluyor. Kapalı pazar yerinin hemen önünde ise gün boyu sokak sanatçıları, akrobatlar ve müzisyenler canlı performanslarını sergiliyor. Burası şehirde en güzel hediyelik alışverişi yapılabilecek yerlerden biri.


Camden Market  

Kuzeyde yer alan Camden Town, hareketli yapısı ve zengin alışveriş, eğlence olanaklarıyla geniş kitleleri kendisine çekebilen bir başka popüler yerleşim bölgesi.Eğer alışveriş yapmak istiyorsanız, hippi merkezi olarak adlandırılan ve yaratıcılığın merkezi kabul edilen bölgeye hafta sonu gitmenizi öneririm. Çünkü Cumartesi ve Pazar kurulan 6 pazar yerinde kitaptan takıya, çiftlik ürünlerinden giyime kadar birçok farklı kategoriden ürünü cazip fiyatlarla satın alma şansını yakalayabilirsiniz. Aynı zamanda Amy Winehouse da bu bölgede yaşamış. 
camden town



Borough Market: Tarihi Orta Çağ’a kadar uzanan Avrupa’nın en ünlü sebze-meyve pazarları.

Leicester Square: Sadece yayalara açık olan yer Londra’nın sinemalar merkezi.

Chinatown: 19 yy’dan bu yana Çin topluluğunun yaşadığı önemli semt, 70’ten fazla restoran yer alıyor.
Kings cross Kings crossta 9 3/4ekspresi yazısının önünde sıra var ve fotoğraf çekilmek 10 £


Sky Garden’da Ücretsiz Panaromik Londra silueti Hafta içi 10.00 – 18.00, Hafta sonları 11.00 – 18.00 saatleri arasında açık










2.GÜN ROTAMIZ ( Londranın güzelim köyleri)




























Kiraladığımız arabamızla sabah erkenden yola çıkıyoruz Oxforda doğru. Universitelerin tarihi 750 yıl oncesine kadar dayanıyor. Çoguna girmek ücretli, 4-8£ arasında değişiyor giriş ücretleri...Sadece bir tane gezecekseniz Christ kolejini tercih edebilirsiniz. Ögrenciler kente diğer İngiliz şehirlerinde pek bulunmayan bir enerji veriyor.




OXFORD CHRIST CHUCH KOLEJİ


















Harry Potter buyuk salon.


Oxford Üniversitesi kolejlerinden Christ Church Koleji’ne girmek için  Giriş ücreti 9 £ veriyoruz. Büyük salon gerçekten etkileyici. Dönünce tekrar izleyince insan daha çok etkileniyor.




HAYDİ COTSWOLDSAaaa →→→→→➡️➡️
Cotswold neymiş biraz açalım.
Buradaki taş evlerin özelliği bölgede bolca bulunan kireçtaşından yapılmış olmasıymış. Cotswolds'u büyük kireçtaşı tepeleri çevreliyormuş. Kasabalar da bir nevi bu kayaların için oyulmuş gibi aslında.
Çıkartıldığı bölgeye göre rengi değişiyor.
Kuzeyde bal rengi ve daha koyu iken güneyde altın rengi ve daha açık.
Sonuç; küçücük altın legolardan yapılmış minyatür evler
Kendileri de bu simetrik tu
ğlalarını "chocolate boxes" olarak tanımlıyorlar. Buradaki köy hayatı, günümüzde üretici köylünün yanı sıra daha çok zengin şehirlilerin ikinci evlerinde yaşadıkları ufak butik çiftlik hayatları olarak karşımıza çıkıyor. Aslında tarihinde de Burford hiçbir zaman büyük şehir tüccarları tarafından sömürülen bir hayat tarzına sahip olmamış. Üretici köylü, şehirliden daha zengin ve imtiyazlı olmuş. Daha 1090’larda William Rufus krallığında imtiyazlı bölge ilan edilmiş. Her mülkün krala ait olduğu dönemde bile Burford’luların kendi pazarları, mülk alım satım ve kiralama hakları varmış. Genel geçer feodal düzenin dışında kalarak büyük bir tüccarlar derneği tarafından yönetilmiş. Ana geçim kaynağı tarım ve tabi ki değerli kürkü ile
hayvancılık. Zaten Cotswolds ismi de” Cote: koyun” ağılı” ve “Wold: Yayla” kökünden türeme bir isim tamlamasıymış. Günümüzde de durum pek farklı değil.

.  1 – BIBURY KÖYÜ
İngiltere’nin en güzel köyü olarak anılan Bibury, Londra çevresindeki güzel köyler arasında en çok sevilen ve en çok turist çeken köymüş. Londra’nın kuzeybatısında, Oxford yakınlarındaki Gloucestershire kontluğu sınırlarındaki Bibury yemyeşil doğası ve 17. yy’da bal rengi taşlarla inşa edilmiş masal tadındaki taş evleri ile kitleleri kendine çekiyor. Thames Nehri’nin kolu olan Coln Nehri’nin iki kıyısında kurulmuş olan bu köyün her köşesinden ayrı güzellikte, kartpostal güzelliğinde fotoğraflar çekilebiliyor. Bridget Jones’un Günlüğü ve Stardust gibi filmlerin de yapıldığı Bibury’de bulunan alabalık çiftliğinde balık tutmak da mümkün. Arlington Row evleri 1380’de yapılmış. İlk döneminde manastıra bağlı yün depoları olarak kullanılmış. 1600’lerde ise yakınlardaki Arlington Değirmeni’nde çalışan işçiler için kıyafet yapan dokumacılara ev olmuşlar. Günümüzde Dünya Hazineleri listesinde ve bazı şanslı insanlar bizzat bu hazinede oturuyorlar. Köyün orjinalliği Hollywood’un da dikkatini çekmiş. Stardust ve Bridget Jones’un Günlüğü filmlerine set olmuş. Misal; Stardust’taki Victoia’nın evi Arlington Row’daymış. 
Bence eğer bir filme set olacaksa o Hobbit’tir. Nasılsa doğal set, ölçek küçültmek yeterli.Coln Nehri alabalık zengini ve köyde 1900’lerin başından beri bir alabalık çiftliği var.Denemek isterseniz, öğle yemeği için Swan Hotel’i tercih edebilirsiniz.

2 – BURTON ON THE WATER
Cotswolds’un Venedik’i

Ortadan geçen Windrush Nehri ve üzerinde, kenarlarında kuğuları ve kazları, etrafında bolca yeşillik ile tam bir hafta sonu rotası olan Burton On The Water “Sakinliğin ve huzurun resmini çizebilir misin?” sorusuna yanıt oluyor.  Bourton-on-the-Water’da yapılacak en güzel aktiviteler seyyar dondurmacıdan dondurma alıp nehir boyunca yürümek, ayaklarını nehre sokan,  piknik yapan kalabalığa karışmak, çimlere uzanmak, klasik arabaların sergilendiği Motoring Museum’u gezmek, önündeki sarmaşıklarla dolu araba ile fotoğraf çektirmek. Cotswolds Perfumery. Hemen köprüyü geçtikten sonra, Victoria Caddesi üzerinde karşınıza çıkıyor. 300 yıllık bir binada 1966’dan beri faaliyetteler. Kendi serileri var ve ayrıca kişiye özel butik parfümler üretiyorlar. Kraliçe bile kendisi için parfüm yaptırmış. Siz de onun gibi kendinize özel parfüm yaptırabilirsiniz ya da bizzat mutfağına girip kendiniz üretebilirsiniz. Bunun için iki ayrı seviyede workshop’ları var. Workshop fiyatları yüksek ancak parfümlerinin hesaplı olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca internet üzerinden parfüm ana maddeleri doğal yağları ve parfümeri araç gereçlerini de satıyorlar.
 Bir daha gelirsek buradaki diğer köyleri de gezmek ve daha çok vakit geçirmek istiyorum. Mutlaka ama mutlaka gidin masalın içine girin.


3 - Stow-on-the-Wold

Stow-on-the-Wold’e aşık olmamak mümkün değilmiş. Pazarıyla ünlü kasabanın halkı o kadar misafirperver ve yabancılara karşı iyi niyetli ki köy meydanındaki kitaplıktan kitap ve DVD ödünç alabilirsiniz. Meydan çevresindeki sokakları turlayın, kuzey kapısı Tolkien romanlarını çağrıştıran St. Edward’s Kilisesi’ni gezin, seyahat rafları şaşırtıcı derecede zengin kitapçı Borzoi’ye uğrayın, sonra öğle yemeği için Huffkins Bakery’ye gidin. Ana meydana dönerken karşınıza St. Edwards Church çıkıyor. Biraz da popüler kültürden örneklendirelim: ünlü rock grubu The Who’nun basisti John Entwistle’ın cenaze töreni bu kilisede yapılmış 
en tuhaf “eser

Cezalandırılacak mahkumların ellerini ve kafalarını tahtaların arasına sıkıştırıp meydanda sergileterek halka yuhalattıkları, domates patates fırlattırdıkları aşağılayıcı işkence aletiymiş bu. Bizzat döneminden kalmış, kullanılmış. Bi buraya bir dahakine gidicez inşallah


Bu Muhteşem yerleri gezdikten sonra sıra başka bir muhteşem yerde ..

İSKOÇYAAAAAAAAAAAAAAAA

İskoçyayla ilgili araştırıp bulduğum bir kaç ilginç bilgi veriyim


  • Edinburgh Hayvanat Bahçesi’ndeki Nils Olav isimli imparator penguene 2008 yılında “Sir” ünvanı verildi.
  • Ülkede toplam 790 ada var ve bunların yalnızca 130’unda yerleşim var.
  • Golf, İskoçya’da 15. yüzyıldan beri oynanıyor.

  • Ülkenin viskiden sonra en önemli simgeleri olan ekoseli etek ve gayda da viski gibi aslında İrlanda'dan alınmış.
  • İskoç nüfusunun %14’ü kızıl, %40’ı ise kızıl saç geni taşıyor.
  • "Tereyağı ve viskinin iyileştiremediğini hiçbir şey iyileştiremez" diye bir atasözleri vardır.
  • Tek boynuzlu at İskoçya'nın ulusal hayvanı olarak kabul edilir.
  • Yapılan kazılarda ilk tuvalet İskoçya'da ortaya çıkmıştır.
  • Hogwarts İskoçya'dadır.
  • Roma İmparatorluğu döneminde Britanya'yı, İskoçyalı kuzey kabilelerden korumak için inşa edilmiş olan Hadrian Duvarı hala ayaktadır.
  • İskoçya, 15. yüzyıla kadar bağımsız bir ülkeydi. Daha sonra ülke, 1603'te Büyük Britanya topraklarına katıldı ve taht ile ilgili yetkiler İskoçya kralı tarafından İngiltere kralına devredildi.
  • 1872'de ilk resmi uluslararası futbol maçı burada, İskoçya ve İngiltere arasında oynandı. İki taraf da gol atamadı. Dünyanın ilk renkli fotoğrafı 'Tartan Şerit' İskoçya'da çekildi.
  •  Tüm polisiye/dedektiflik romanları için esin kaynağı olan Sherlock Holmes, İskoç yazar Arthur Conan Doyle'un muazzam beyninin ve hayal gücünün bir ürünüdür.
  •  İskoçlar, koyun etine oldukça düşkünler. Özellikle İskoçya'nın geleneksel yemeğini sevebilmeniz için koyuna ve koyun etine yürekten bir bağlılık duymanız gerekiyor.
  • İskoçya'nın çevresinde yaklaşık 300 tane kale bulunuyor.
  • İskoçya sağolsun, dünya bugün antibiyotikler hakkında çok şey biliyor. Modern tıbbın öncüsü olan İskoçya doğumlu Alexander Fleming, penisilini bulan kişiydi.
  •  Geçmişin Vikipedi'si Britannica ansiklopedisi, İskoçya'da doğmuştur. Bilgileri bu şekilde toplama fikri, Edinburghlu bir kitapçı olan Colin Macfarquhar'a aitti.
  • Edinburgh, 1800'lü yıllarda dünyanın en modern şehirlerinden biriydi. Bu unvanı almasında 1824'te dünyanın ilk itfaiyesine sahip olmasının da büyük etkisi vardı.
  • İlk başarılı klonlanmış yaşam formu olan koyun Dolly, Edinburgh Üniversitesi'nde bir laboratuvarda yaratıldı. Bu deney, dünyadaki yaşamı anlamaya yönelik atılmış oldukça önemli bir adımdı.
  • Bir annenin rahmindeki bebeğin görüntüsü almak için kullanılan ultrason, ilk olarak 1950'lerde Glasgow'daki hastanelerde kullanılmaya başlandı.
  • 1724'te Margaret Dickson adlı bir kadın asılarak idama mahkum edilmiş ancak ölmemişti. Daha sonra Dickson'ın serbest bırakılmasına karar verildi, çünkü İskoç yasasına göre ceza uygulanmıştı. Yasada ölmemek ile ilgili bir madde bulunmuyordu ve yaşanan bu olaydan sonra asılarak idam edilme cezasına "Ölene dek" ibaresi eklendi.
  • Bağımsızlık sorusuna halkın %55.3'ü hayır, %44.7'si ise evet cevabı verdi. Böylece İskoçya Birleşik Krallık'ın parçası olarak kalmaya devam etti.
bazı bilinen iskoçlar belki tanırsınız ...
Alex ferguson 
Celtic Glasgowun
Sir Walter Scott 

Robert Burns (şair)


Londradan akşam 20.00 Caledonian sleeper treniyle sabah 10.00 da invernessteydik . Yataklı 2 kişilik iki oda aldık yaklaşık 370 pound ödedik toplam. Temiz ama odalar gerçekten dardı. Aradaki kapıyı açınca oda biraz büyüdü de eğlenerek gittik. Amaaa gece tren arıza yapmaz mı kaldık dağın başında. Sabah da 2 saat geç gittik biz de düştük paramızın peşine ki paramızın tamamını dönünce kartımıza yatırdılar. :) Sabah invernesse inince kiraladığımız arabamızı almaya gittik sonra da tuttuğumuz eve. İnverness çok şirin bi yer bana Bergen i hatırlattı. Aynı gün biraz invernessi turladık. 


INVERNESS CASTLE

INVERNESS KATEDRALI
Reformden beri yapılmis ilk yeni protestan katedralidir.

OLD HIGH CHURCH


ikinci gün loch ness turu yapıp eve döndük . Canavarı göremedik ama muhteşem doğasını muhteşem kalelerini gördük. 

ELİAN DONAN CASTLE


James Bondda dekor olmuş. 13.yyda inşa edilmiş. Kesis Donandan dolayı adı bu. Burada 1935te Ghost vurulmuş. Eilean Donan, Loch Duich koyunda bulunan bir ada ve Donan Adası anlamına geliyor. Ada ismini 617 yılında yakılarak öldürülen Eigg’li Donan adlı Kelt bir azizden almaktadır. Adayı bilinir yapan ise üzerinde bulunan kaledir. Eilean Donan Kalesi, 13.yy başlarında Vikinglere karşı savunma amacıyla inşa edildi. Bu yüzyılın sonuna doğru kalenin hakimiyeti Kintail’li Mackenzie Klanı’na geçti ve 1511 yılında Mackienzie’lerin koruyucuları olan Macrae Klanı, kalenin kollukçusu oldu. Çok fotoğraflayın her yerden fotoğraf çekin. vaktiniz varsa gece gidin uzaktan görün. 

LOCH NESS



1933te meshur canavar görülmüş ve adına da Monster denilmiş. 2017 de 11 defa görülmüş. Bir rivayete gore kimse görmeden hükümet bulup cıkarmış. Golde turlar oluyomuş 15 pound. Urguhart Kalesi de burada.
Loch Ness Canavarı ile ilgili ilk anlatı 1500 yıl öncesine dayanıyor. İskoçya'da Hristiyanlığı yaymakla yükümlü olan İrlandalı misyoner Aziz Columba'nın M.S. 565 tarihli notlarında bir canavardan bahsedilir. Buna göre Columba, kralı ziyarete giderken Loch Ness Gölü'nde yaşadığı söylenen ve insanları yediği iddia edilen canavar yüzünden geri dönmek zorunda kalır.
Columba'nın yazınında, canavarın bir insanı yediğine tanık olduğunu not düşmüştür ve canavara göle geri dönmesini emretmiştir. Tanrı korkusu olan canavar göle dönmüştür ve bir daha kimseye zarar vermemiştir. Loch Ness Canavarı'nı gördüğünü iddia eden kişilerden herkes bir kanıt bekledi. Beklenen fotoğraf 19 Nisan 1934'te İngiliz cerrah Colonel Robert Wilson'dan geldi.
Fotoğraftaki uzun boylu canlı, soyu tükenmiş bir deniz canlısını andırıyordu. Görünüşü, yıllarca nesilden nesile aktarılan anlatılarla uyumluydu.1994'te Christian Spurling, ölüm döşeğinde bir itirafta bulundu. Spurling, Loch Ness Canavarı düzenbazıolarak da bilinen üvey babası ile her şeyi planladıklarını ve şaka yaptıklarını söyledi. Buna göre Spurling'in üvey babası fikri bulan ilk kişiydi. Spurling de kıvrımları olan küçük bir canavar figürü yaptı. Wilson da, göldeki bu hileye kanan ilk kişi oldu. 2009 yılında İngiliz haber kanalı BBC, Loch Ness Canavarı'nı aramak için çalışma yürüttü. Uydu, navigasyon ve kapsamlı deniz radarlarını kullanan BBC, gölün her yerini taradı. Çalışmanın ardından BBC, Loch Ness Canavarı diye bir şey olmadığını açıkladı.Loch Ness Canavarı ile ilgili ilk anlatı 1500 yıl öncesine dayanıyor. İskoçya'da Hristiyanlığı yaymakla yükümlü olan İrlandalı misyoner Aziz Columba'nın M.S. 565 tarihli notlarında bir canavardan bahsedilir. Buna göre Columba, kralı ziyarete giderken Loch Ness Gölü'nde yaşadığı söylenen ve insanları yediği iddia edilen canavar yüzünden geri dönmek zorunda kalıMIŞMIŞMIŞ. 

Neyse o gün Loch Nesste Fort augustus kasabasına kadar gidip gölün etrafından döndük . Araba kiralamaktan korkmayın yollar muhteşem gezin gezebilidğiniz kadar. 






Haydi Highland 


işte gözü kapalı meşhur iskoç ineklerimizden.... 
kahvaltıdan sonra soluğu Taliskerde aldık. Tadına bakabilrsiniz beğenirseniz de burdan viski almayın. Free shoplarda daha ucuz. Bize ağır geldi . İçmesini bilene mutlaka güzeldir. 



PORTREE

Dünyanın en güzel 50 kasabası gibi sıralamalara giren kasabalarmızdan. Güzel bir kıyıda güzel renklerle bezenmiş evler. Küçük, şirin , sıcak ... Beğendik ama yemek yemek için baya uğraştık. Ya kapalı ya dolu ya da rezervasyon derken bir tane bulduk. 




SECRET FALLS
Aşağıda gördüğünüz fotoğraftaki yer de küçük küçük şelalelerin olduğu, yürüyerek gidilebilen (ama belli bir yere kadar arabayla tabi ki) doğa harikası. 


SIRA NERDE GLENFİNNAN 

O kadar şanslıydık ki gitik 5 dk sonra hogwart expresi geldi. Gitmeden o sahneyi tekrar izleyin gelin tekrar izleyin. Mİlyonlarda fotoğraf çekip çekilip yola  koyulduk. Yolda national park görünce oraya girdik , küçük şirin bir restaurantında yemek yedik. Ardından kalacağımız kasaba Fort Williama vardık. FortWilliamda kaldığımız yer airbnbden tam bir iskoç olan ev sahibinin tavan arasında çok tatlı , temiz bir odaydı. 








İSKOÇYADAKİ SON DURAK EDİNBURGH



Heybetiyle 1510 yılında 4.james tarafından dikilen edinburgh kalesini görmeden şehri gezmek mümkün olmuyor. Saray çok büyük bir kısmını ücretsiz gezebiliyorsunuz, içeri kısımlar ücretli . ücreti de abarttıkları için biz tercih etmedik . Bu sarayın bir bölümünde ONE CLOCK GUN top atışı yapılıyo askerler tarafından saat 13.00de. Bunun hikayesi de eskiden limana yaklaşan gemilere  zaman sinyali vermek içinmiş. Kalede akşamları Ghost turlar düzenleniyor , showlar oluyo (biraz adrenalinle Edinburgh yaşanabilir)  Bu hayalet turları da biyerde okuduğum kadarıyla şuradan geliyormuş; eskiden fakirler yeraltında yaşam sürmüşler sonra veba gelmiş soylular da ölmüş. Bu hayalet turlarının bir satış noktası Royal Miledaki Starbucks önü. 

Yine kalenin içinde kraliyet köpeleri için aşırı düzenli yapılmış köpek mezarlığı varmış

ROYAL MİLE dayız. Burası Edinburgh Castledan Hollyrood Sarayına uzanan tarih kokan cadde. Aralardaki sokaklara mutlaka girerek gezin. Bazılarında geçitler(close) var. Bu geçitler İngiliz saldırılarından korunmak için yapılmış . Bu geçitlerden bazılarının isimlerini yazıyorum mapten bulabilirsiniz. Advocates close, Covenant Close, The Real Mary Kings Close... 

Cowgate - gece hayatı
Victoria cad - restoran barlar,
Cockburn Cad - kıvrımlı cadde 

Princess Street Garden - old town ile new town arasında buluunuyor. Bu cadde üzerinde Scott Monument ( Yazar Sir Walter Scott anısına dikilmiş) heykel bulunuyo. 

Calton Hill - Bu tepeden muhteşem edinburgh manzarasını ücretsiz seyredebilirsiniz. Bu tepede bazı anıtlar da bulunuyo. 
Edinburgh Üni - Watt ve Grahambell buradan mezunmuş. Dollynin klonlaması burada yapılmış. 

Hearth Of Midlothian - cadde üzerinde arnavut kaldırımından yapılmış kalp şeklinde bi bölge . Küçük bi bölge ben zor gördüm. Buranın hikayesi de hapishaneyle ilgiliymiş iskoçlar buraya tükürüp geçermiş. 

BOBBY HEYKELİ  
Bu köpek henüz 2 yaşındayken sahibi hayatını kaybediyor . Ve bu köpek tam 16 yaşında hayatını kaybedene kadar sahibinin mezarında bekliyor. 4.george köprüsünün güney çıkışında görebilirsiniz. 

Elephant House - Harry Potter ın bir kısmını yazar bu cafeye gelip yazmış. 









BIRAZ KUZEYE

Şimdi biraz daha değişik bir gezi oldu (bizce) Biraz kuzeye , biraz soğuğa , kuzey işiklarina doğru...  Tabi ki 5 ay öncesind...